Thich Nhat Hahn’ın kitabından* beni etkileyen ilk bölümü ‘Alışkanlık Enerjisi ve Durma’ yazısında paylaşmıştım. Şimdi de üç gündür yazmakta olduğum “duygularla dans” yazı dizisinin :) ardına bu kitaptan yararlı gördüğüm bir alıntıyı eklemek istiyorum:
“Güçlü bir duygu hissettiğimizde, eylemde bulunmanın tehlikeli olabileceğini biliriz, fakat kendimizi tutacak güce ya da zihin netliğine sahip değilizdir. (…) Bir meşe ağacı gibi sağlam ve sabit olmayı ve fırtınayla bir o yana bir bu yana eğilmemeyi öğrenmeliyiz.”
Sakinleşmek ve olanlardaki dersleri görmek için adımlar:
“1. Farkına varmak- Eğer öfkeliysek önce şöyle diyebiliriz: ‘Bu öfkenin benim içimde olduğunu biliyorum.’
2. Kabullenme- Öfkeliyken bunu inkâr etmeyiz. Olanı kabul ederiz.
3. Kucaklama- Bir annenin ağlayan bebeğini tutması gibi öfkemizi kollarımızın arasında tutarız. Farkındalığımız duygumuzu kucaklar ve bu bile tek başına öfkemizi ve bizi sakinleştirebilir.
4. Derinine bakma- Yeterince sakinleştiğimizde bu öfkeyi neyin doğurduğunu, bebeğimizin rahatsızlığına neyin neden olduğunu anlamak için derinine bakabiliriz. (Hale’nin notu: Burada çeşitli tekniklerden yararlanmak mümkün, özellikle şiddetsiz iletişim duygularımızın altındaki karşılanmayan ihtiyaçlarımızı görebilmemiz için çok yardımcı olabilir. Şiddetsiz iletişimin öfkeyle ilgili bir de küçük kitabı var: Öfkenin Şaşırtıcı Amacı- Öfke Yönetiminin Ötesi, Öfkenin İçindeki Armağanı Bulmak. Marshall Rosenberg. Sistem Yayınları çıkardı.)
5. İçgörü- Derinine bakmanın meyvesi, öfkemizi yaratan, bebeğimizin ağlamasına neden olan pek çok birincil ve ikincil neden ve şartları anlamaktır. (Hale’nin notu: Kendimizin ve karşımızdakilerin içinde olanlarla bağlantı kurarız, gerçekte ne olduğunu görürüz. Olanı olduğu gibi –olabildiğince tabii- gördüğümüzde de bu durum karşısında ne yapacağımızı biliriz.)”
*Buda’nın Öğretisi, Thich Nhat Hahn, Okyanus Yayınları, s.32
“Güçlü bir duygu hissettiğimizde, eylemde bulunmanın tehlikeli olabileceğini biliriz, fakat kendimizi tutacak güce ya da zihin netliğine sahip değilizdir. (…) Bir meşe ağacı gibi sağlam ve sabit olmayı ve fırtınayla bir o yana bir bu yana eğilmemeyi öğrenmeliyiz.”
Sakinleşmek ve olanlardaki dersleri görmek için adımlar:
“1. Farkına varmak- Eğer öfkeliysek önce şöyle diyebiliriz: ‘Bu öfkenin benim içimde olduğunu biliyorum.’
2. Kabullenme- Öfkeliyken bunu inkâr etmeyiz. Olanı kabul ederiz.
3. Kucaklama- Bir annenin ağlayan bebeğini tutması gibi öfkemizi kollarımızın arasında tutarız. Farkındalığımız duygumuzu kucaklar ve bu bile tek başına öfkemizi ve bizi sakinleştirebilir.
4. Derinine bakma- Yeterince sakinleştiğimizde bu öfkeyi neyin doğurduğunu, bebeğimizin rahatsızlığına neyin neden olduğunu anlamak için derinine bakabiliriz. (Hale’nin notu: Burada çeşitli tekniklerden yararlanmak mümkün, özellikle şiddetsiz iletişim duygularımızın altındaki karşılanmayan ihtiyaçlarımızı görebilmemiz için çok yardımcı olabilir. Şiddetsiz iletişimin öfkeyle ilgili bir de küçük kitabı var: Öfkenin Şaşırtıcı Amacı- Öfke Yönetiminin Ötesi, Öfkenin İçindeki Armağanı Bulmak. Marshall Rosenberg. Sistem Yayınları çıkardı.)
5. İçgörü- Derinine bakmanın meyvesi, öfkemizi yaratan, bebeğimizin ağlamasına neden olan pek çok birincil ve ikincil neden ve şartları anlamaktır. (Hale’nin notu: Kendimizin ve karşımızdakilerin içinde olanlarla bağlantı kurarız, gerçekte ne olduğunu görürüz. Olanı olduğu gibi –olabildiğince tabii- gördüğümüzde de bu durum karşısında ne yapacağımızı biliriz.)”
*Buda’nın Öğretisi, Thich Nhat Hahn, Okyanus Yayınları, s.32