dinlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dinlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2009 Perşembe

Kuş Seslerini Dinlemek...

Günlerdir kuşları dinliyorum. Bulunduğum yerde epey kuş sesi var. Özellikle akşamüstleri karatavuk (hani kargaya benzeyen ama sarı gagası olan) müthiş güzel ötüyor. Kuşları dinliyorum. Değişik ötüşleri dinliyorum. Şu anda bunları yazarken de. Bugün yazacağım bu kadar. Yalnızca dinliyorum. Yorum yapmadan. Üstüne başka görüşler, hikayeler, hatta güzellikler bile eklemeden. Hatta şükür bile etmeden. Yalnızca dinliyorum. Ve dinlendiğimi, rahatladığımı hissediyorum. Bir şey öğrenmeye çalışmadan, bir yaşam dersi çıkarmadan, yansıtmadan, çarpıtmadan, görmeye çalışmadan, hiç bir şey için gayret göstermeden. Yalnızca dinlemek. Hatta tüm bu yazdıklarım bile çok oldu. Susayım.


Bir de fotoğraf paylaşayım, geçen günkü tanıklığımdan- baktıkça içim şefkat doluyor:

Kadıkalesi, Mayıs 2009

2 Mart 2009 Pazartesi

Olanla Derinden Bağlantı

Bugünler "kontrol etme isteği/çabası/arzusu" üzerine gözlem yapıyorum, düşünüyorum. Gücümüzü fark etme ve ortaya koymanın sağlıklı olduğunu görüyorum ve ne zaman, hangi hallerde gücümüzü bilgece kullanmaktan çıkıp, kontrol etme oyunlarına giriyoruz diye izliyorum. Bu farkındalığın çok önemli olduğunu görüyorum, zira kontrol edemediğimiz hallerde "çıldırıyoruz, kızıyoruz, suçluyoruz, raydan çıkıyoruz". En başka bu kontrol etme arzusu olmasa, raydan da çıkmayacağız.

Bugün bir zaman önce okuduğum Ram Dass'ın "Compassion in Action" kitabından bir sözü paylaşmak istiyorum:
"Artık spiritüel yolculuğumu, seçim yapmaktan ziyade olanı dinlemek ve olanı derinden duymak/olanla derinden bağlantı kurmak olarak tanımlıyorum."
İngilizcesini de yazacağım: "I define my spiritual journey more as one of listening and tuning into what is than of choosing."

Olanla derinden ve içten, tüm samimiyetimizle bağlantı kurulduğunda, olanı derinden dinlediğimizde kontrol etmeye gerek kalmıyor. Üzerinde biraz daha gözlem yapalım, düşünelim...




21 Ekim 2008 Salı

Bir Sessizlik Var: Krishnamurti

Baktım bugün bizi etkileyen rüzgarların geri kalanını yine yazamıyorum, e-postalarımı okurken, bugün gelen bir mesajı paylaşmak geldi içimden. Her gün Krishnamurti’den paragraflar gönderen bir yere abone olmuştum. (dailyquote-join@jkrishnamurti.org) Bugün gönderdikleri çok hoşuma gitti. Paragrafı aldıkları kitap bende olduğu için de, tercümesini oradan aldım. En altta da orijinali var.

Krishnamurti bugün için diyor ki: (Yaşam Kitabı, Krishnamurti ile Günlük Meditasyonlar, Krishnamurti, Sistem Yayıncılık, 2007, s. 320)

“21 Ekim:
Bir Sessizlik Var

Umarım dinlersiniz ama önceden bildiklerinizin anısıyla değil; bunu yapmak (böyle dinlemek) ise çok zor. Bir şeyi dinlerken zihniniz hemen kendi bilgisi, sonuçları, görüşleri, geçmiş anıları ile tepki verir. Gelecekteki bir anlayışı araştırarak dinler.

Kendinizi, dinlerken gözlemleyin, bunun doğru olduğunu göreceksiniz. Ya bir sonuçla, bilgiyle, bazı anılarla ve deneyimlerle dinliyorsunuz ya da sabırsızsınız ve bir yanıt istiyorsunuz. Yaşamın anlamını, yaşamın olağanüstü karmaşıklığını bilmek istiyorsunuz.

Aslında hiç dinlemiyorsunuz.

Yalnızca zihniniz sessiz olduğu, hemen tepki göstermediği, söylenen ile tepkiniz arasında bir boşluk olduğu zaman dinleyebilirsiniz.

İşte o boşluk içinde bir sessizlik, bir sakinlik vardır ve ancak o zaman, zihinsel anlayış dışında bir kavrama olabilir.

Söylenen ile tepkiniz arasındaki boşluğu sonsuza dek veya uzun bir süre veya birkaç saniye uzatabilirseniz- bu boşlukta berraklığın oluştuğunu göreceksiniz.

Bu, yeni beynin boşluğudur. Anında tepki eski beyindir. Ve eski beyin, kendi geleneksel, kabul edilmiş, tepkisel, hayvani duyuları ile çalışır. Tepki askıya alınırsa, boşluk olursa yeni beynin devreye girdiğini göreceksiniz ve yalnızca yeni beyin anlayabilir, eski beyin değil.”


There Is a Quietness

I hope that you will listen, but not with the memory of what you already know; and this is very difficult to do. You listen to something, and your mind immediately reacts with its knowledge, its conclusions, its opinions, its past memories. It listens, inquiring for a future understanding. Just observe yourself, how you are listening, and you will see that this is what is taking place. Either you are listening with a conclusion, with knowledge, with certain memories, experiences, or you want an answer, and you are impatient. You want to know what it is all about, what life is all about, the extraordinary complexity of life. You are not actually listening at all. You can only listen when the mind is quiet, when the mind doesn't react immediately, when there is an interval between your reaction and what is being said. Then in that interval there is a quietness, there is a silence in which alone there is a comprehension, which is not intellectual understanding. If there is a gap between what is said and your own reaction to what is said, in that interval, whether you prolong it indefinitely, for a long period or for a few seconds—in that interval, if you observe, there comes clarity. It is the interval that is the new brain. The immediate reaction is the old brain, and the old brain functions in its own traditional, accepted, reactionary, animalistic sense. When there is an abeyance of that, when the reaction is suspended, when there is an interval, then you will find that the new brain acts, and it is only the new brain that can understand, not the old brain.

The Book of Life - October 21